Belirsizlikler - Hikayelere, Seslere ve Geceye Dair. Skip to content →

Acının Bilinci

İsa, çarmıha gerildiğinde ilâhlaşmamıştı. O’nu ilâhlaştıran, çektiği acılarıydı. Acı, seni bir kum tanesi gibi oradan oraya savururken, O’nu geliştirdi. Geçmiş, acıları ile yücelmiş ölüler ile doludur.

Şimdi, sevgisizliğin, yalnızlığın, nefretin ya da öfken sana yalnızca var olmanın cılızlığı ile baş edemeyeceğini söylüyor. Bunu kabul ediyorsun. Sen, acıyla büyümeyi değil, acıyla söylenmeyi seviyorsun.

Yorum Yaz

Günceler #4

Günün birinde sevgisiz kaldığını hayal et. Elinin tersiyle bütün sevgileri ittin. Şimdi n’olucak? Ambalajı güzel diye sürekli bir kenarda tuttuğun boş hediye kutuları gibi taşıdın insanları, önce bunu kabul et. Şimdilerde etrafında kimse kalmadı, geriye kalan üç-beş kişi de kendine yetemiyor. Ve sen, küçük bir çocuk gibi mızmızlanıyor, beğendiğin oyuncağa sahip oluncaya değin ağlamaya devam ediyorsun. Ruhsuz, egoist bir et parçası gibi dolaşıyorsun. Işıklar kapandığında koca bir boşlukla baş başa kalıyorsan, varlığının değersizliğini de hissediyorsundur. ─umuyorum

 

Yorum Yaz

Günceler #3

Hep aynı ifadesizlik ile günleri duvardan yırtıyorum. Yüzümde çocukluktan kalmış bir öfke, donuk, biçimsiz, gardını indirmeden bekliyor.
Bense bıraktığım yerde değilim. Ben hep kendimi bir yerlerde unutuyorum.

Yorum Yaz

Bir Yaşam Alanı: Toplu Ulaşım Araçları

*türkiye’nin “kültür” mozaiği.

şimdi. fotoğrafa kısa bir süreliğine baktığınızda içiniz sıkılıyor, biliyorum. hatta, yaz-kış sürekli o, burun direklerinizi kıran garip, kesif kokuları da hissediyorsunuzdur. fakat, şimdilik bunları bir kenara bırakalım.
nüfus yoğunluğu, göçler, ekonomik dar boğazlar ve kimsenin dile getirmediği fakat iliklerimize kadar hissettiğimiz sınıflar, kimliksizler ve kayıtsızlar… toplumun katmanlarını oluşturan tüm durum ve olguları toplu ulaşımda bulabiliriz. İnsanların yüzüne baktığınızda ne görüyorsunuz bilmiyorum ama ben, terli atlar görüyorum. evet at. eyerli, gözlüklü atlar; yalnızca hedefe odaklı, a noktasından b noktasına yol kat etmeye programlanmış, dürtüleri ile hareket eden, bunun için eğitilmiş, özgürlüğünü ve asiliğini yitirmiş hayvanlar. İşlerinde, evlerinde ve ortak yaşam alanlarının bütünlüğüne baktığınızda bir kayıtsızlık, kabullenmişlik, sindirilmişlik görürsünüz. bireyler kimlik bunalımı yaşıyor. yaşadığımız çağın en büyük tehdidi; artık hiçbir şeyin gerçek olmadığı, bütün bu olup bitenlerin hayal olduğu düşüncesidir. şuan bunu okuyorsan, gerçek; toplumlar, bireysel güçlerinin farkında olmayan bireyler tarafından oluşuyor. kritik süreçlerde bireylerin oluşturduğu toplulukların yaşatmış olduğu panik ataklar, her birimizi hastalıklı bir hale getiriyor. makineler ile sosyalleşiyoruz. kendimize, gerçekte var olmayan bir ortam yarattık ve şimdi aklımızın dahi almayacağı fikir ve düşünceleri ortaya atıyor, değiştiriyor, dile getiriyoruz. kendimize yeni sanal kimlikler oluşturuyoruz. her gün, milyonlarca. savaş çığırtkanlığı yapıyor, tahrik ediyor, aşağılıyor, linç ediyor, gülünmeyecek şeylere gülüyor, ağlayacağımız şeylere susuyor, sorgulamamız gereken şeyleri sorgulamıyoruz.
─ işte tam da bu noktada kafanızı telefonunuzdan kaldırın, uzaklara dalmayı bir müddet bırakın, sesleri dinleyin ve yüzlere bakın. az önce saydıklarımdan -belki daha fazlası- hiçbirini göremeyeceksiniz. ─bu çılgınlık gibi görünüyor değil mi?
fakat, biz, yani farkında olanlar, günün belirli saatlerinde bahsetmiş olduğum sanal, kimliksizler ile birlikte yol alıyoruz. farkında olan herkes, yaşadığı kalabalığa ve uğultuya baktığında bir tımarhane görüyordur.
gerçekliği yitirmeye başladığımız bir çağda henüz delirmediyseniz, şanslısınız.
gerçekten.

Yorum Yaz

Kayıp

kalbini değil. önce, gözlerini kaybedersiniz. parıltıyı. ışığı. o kadar güçlüdür ki, karanlığı ikiye böler. hayatınıza tutulmuş bir çift fenerdir. gözünüzdür. eliniz ayağınız. fakat kaybetmişsinizdir. sonra iflah olmazsınız. boyuna kaybedersiniz. bir kere kaybederseniz yaşamınız boyunca bunu asla unutmazsınız. bu, öylesine bir gecenin içinde geçen öylesine bir kaybediş değildir. sonrası gerisin geriye bir savruluşun öyküsüdür. bir yitimin, bir yıkımın bitmeyenidir. bir tozun güncesi.

Yorum Yaz